Yeni dünya düzeninin amacı büyük devletleri, ulus devletleri küçük parçalara ayırarak, sözü geçecek bir güç olmaktan uzaklaştırmak. Bunu yaparken de her türlü mikro etnik yapıyı kullanmaktır. Devletleri oluşturan toplumların kültürlerini, aksanlarını, din veya mezhep farlılıklarını kullanarak kendi içlerinde bölmek ve bölünmüş bir ülke yaratmak birinci amaçtır. Daha sonrasında fakirleştirilen ve devlete karşı güvenlerini kaybederek devlete düşman edilen vatandaşlar yine kendi devletlerine karşı kullanılacaktır.
Günümüzde dünyayı yöneten uluslararası güçler, iki kutuplu dünyanın sona ermesinden ve ABD'nin dünya jandarması rolünü üstlenmesinden sonra küreselleşme ya da yeni dünya düzeni adı altında dünyanın yeniden şekillendirilmesine çalışıyorlar. ABD karşısında güç olmaya çabalayan AB aslında aynı güçlerin amaçlarının gerçekleştirilmesi için çabalıyor. Birbirilerinin rakibi olan bu güçler aslında sıra paylaşıma geldiğinde gayet güzel anlaşabiliyorlar. ABD’nin kuzey Irak'ta kendi güdümünde piyon bir kürdistan devleti kurma çabalarına karşılık olarak, AB (Almanya ve Fransa) ise ülkemizin güney doğusunda aynı oluşumu hayata geçirmek için ellerinden geleni esirgemiyorlar. Madamın kürt severliği ve almanya’nın ülkemize sattığı bazı askeri gereçleri, pkk’ya karşı kullanmamıza razı olmamamsının altında yatan gerçek budur.


