ulus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ulus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2010 Pazar

Mustafa KEMAL ATATÜRK

Şimdi efenim Mustafa Kemal çok renkli ve bir çok konuda yardırmış bir dahi olarak, bu ülkenin ümmeti muhammed temelleri üzerine kurulduğunu sanan cahil yurdum insanına 10 gömlek büyük gelmiş bir şahsiyettir. Atatürk'ün bu millete giydirdiği gömlek yine 10 numara büyük geldiğinden çıkarıp atıyor ve cüppe peşinde koşuyor.

Aslında bu duruma pek de şaşırmamak lazım. Çünkü batı (dış mihraklar dediğimiz şey) 1. dünya savaşından beri türkiye ile uğraşıyor. Mesela Atatürk öldükten sonra daha 8 sene falan geçmişti ki, onun kapattığı tekke ve zaviyelerin hepsi açıldı, Atatürk heykelleri yıkılmaya ve ortalık din iman elden gidiyor diye bağırmaya başlayan yobazlarla dolup taşmaya başlamıştı. (Menderes döneminde oluyor bunlar)

Bugün bakıyoruz yine aynı manzara. Emperyalist ülkelerin türklere uyguladığı "Şuursuzlaştırma politikası" neticesinde dine ağırlık verildi ve dil yozlaştırılmaya başlandı. Çünkü bir ulusu çökertmenin en iyi yolu budur. İnsanların çevresinde toplandığı milli değerlere saldıracaksın ve eleştiri adı altında psikolojik savaş yürüteceksin.

Yeni Dünya Düzeninde Düzen Düzene

Yeni dünya düzeninin amacı büyük devletleri, ulus devletleri küçük parçalara ayırarak, sözü geçecek bir güç olmaktan uzaklaştırmak. Bunu yaparken de her türlü mikro etnik yapıyı kullanmaktır. Devletleri oluşturan toplumların kültürlerini, aksanlarını, din veya mezhep farlılıklarını kullanarak kendi içlerinde bölmek ve bölünmüş bir ülke yaratmak birinci amaçtır. Daha sonrasında fakirleştirilen ve devlete karşı güvenlerini kaybederek devlete düşman edilen vatandaşlar yine kendi devletlerine karşı kullanılacaktır.
Günümüzde dünyayı yöneten uluslararası güçler, iki kutuplu dünyanın sona ermesinden ve ABD'nin dünya jandarması rolünü üstlenmesinden sonra küreselleşme ya da yeni dünya düzeni adı altında dünyanın yeniden şekillendirilmesine çalışıyorlar. ABD karşısında güç olmaya çabalayan AB aslında aynı güçlerin amaçlarının gerçekleştirilmesi için çabalıyor. Birbirilerinin rakibi olan bu güçler aslında sıra paylaşıma geldiğinde gayet güzel anlaşabiliyorlar. ABD’nin kuzey Irak'ta kendi güdümünde piyon bir kürdistan devleti kurma çabalarına karşılık olarak, AB (Almanya ve Fransa) ise ülkemizin güney doğusunda aynı oluşumu hayata geçirmek için ellerinden geleni esirgemiyorlar. Madamın kürt severliği ve almanya’nın ülkemize sattığı bazı askeri gereçleri, pkk’ya karşı kullanmamıza razı olmamamsının altında yatan gerçek budur.